
Singapur’da düzenlenen Digital Asset Summit 2026 Asia (2026 Asya Dijital Varlıklar Zirvesi) etkinliğinde konuşan Hyperliquid Policy Center CEO'su Jake Chervinsky, finansal piyasaların geleceğine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Chervinsky, CME Group ve Intercontinental Exchange (ICE) gibi geleneksel finans devleri dahil olmak üzere tüm borsaların gelecek 10 yıl içinde rekabet güçlerini koruyabilmek adına kamuya açık blokzincir altyapılarını benimsemek zorunda kalacağını öne sürdü.
'Hyperliquid bir teknoloji katmanı'
Araştırma kuruluşu Hyperliquid Policy Center'ın CEO'su Jake Chervinsky, borsaların geleceği açısından blokzincir teknolojisinin belirleyici bir öneme sahip olduğunu iddia etti. The Block'un aktardığına göre Chervinsky, zincir üstü (on-chain) piyasaların ABD’deki düzenleyici çerçeveye dahil edilmesi gerektiğini belirterek bunun yakın zamanda gerçekleşeceğini öngördü.
Hyperliquid protokolünü Bitcoin, Ethereum ve Solana gibi temel katman blokzincirlerle eş tutan Chervinsky, Hyperliquid'in borsa olarak kaydolması için bir neden bulunmadığını vurguladı. Hyperliquid’in borsalar ve tahmin platformları ile doğrudan bir rekabet içinde olmadığını belirten Chervinsky, şu değerlendirmede bulundu:
"Hyperliquid bu borsaların altında, bir teknoloji katmanı olarak yer alıyor. Onlarla rekabet etmiyoruz. Ürünlerini geliştirmek için kullanabilecekleri bir altyapı teknolojisi sunuyoruz. Vizyonumuz, finansal sistemin bir bütün olarak altyapısını kamuya açık blokzincirlere taşımasıdır."
Chervinsky, bu dönüşümün başarılması halinde Chicago Mercantile Exchange (CME) veya Intercontinental Exchange (ICE) gibi geleneksel borsaların 10 yıl içinde işlemlerini zincir üstüne taşımak zorunda kalacağının altını çizdi.
Sıradaki Adımlar Neler?
Chervinsky'nin açıklamaları, Payward şirketinin geçen eylül ayında duyurduğu stratejik hamlenin ardından geldi. Payward, satın aldığı takas kurumu Bitnomial üzerinden ABD'li müşteriler için Hyperliquid tabanlı izinli (permissioned) süresiz vadeli işlem piyasaları başlatmayı planlıyor.
Bu adım, ABD Başkanı Donald Trump'ın Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonunun (CFTC) Hyperliquid'i yasal düzenlemelere uygun bir şekilde ülke sınırları içine taşıyacağını duyurmasının ardından hız kazandı. Süreç öncesinde CFTC, tahmin piyasası Kalshi'nin ABD'deki müşterilere düzenlenmiş süresiz vadeli işlem ürünleri sunmasının önünü açmıştı.
ABD’li düzenleyicilerin tescilli borsaların kripto tabanlı süresiz vadeli işlemler sunmasına izin verdiğini ancak henüz altta yatan zincir üstü altyapıları resmi olarak onaylamadığını belirten Chervinsky, zincir üstü piyasaların ABD yasal çerçevesine girmesinin an meselesi olduğunu söyledi.
CME Group'a 'Geciktirme Taktiği' Eleştirisi
Röportajda CME Group’un CFTC’ye karşı haziran ayında açtığı davaya da değinen Chervinsky, geleneksel borsa devini sert bir dille eleştirdi. CME, süresiz vadeli sözleşmelerin "vadeli işlem" yerine "takas" olarak sınıflandırılması gerektiğini savunarak onay kararını iptal ettirmeye çalışıyor.
CFTC'nin, CME'nin davada yasal ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini talep ettiğini belirten Chervinsky, CME’nin bu davayı kazanma ihtimalinin son derece düşük olduğunu ifade etti:"Eğer rekabet etmemeyi seçiyorsanız, girmemeye karar verdiğiniz bir rekabetten şikayet edemezsiniz. Süresiz vadeli işlemler, CME'nin halihazırda sunduğu tarihli vadeli işlemlerin hacmini çalmıyor; aksine tamamen bağımsız yeni bir pazar oluşturuyor. CME'nin bu adımı, teknolojik ilerlemeden faydalanmaya hazır olmadıkları için süreci yavaşlatmaya yönelik bir geciktirme taktiğidir."
Chervinsky ayrıca CME Group’un 24 saat kesintisiz enerji vadeli işlemleri planını "personel yetersizliği" gerekçesiyle geri çekmesini de inandırıcı bulmadığını belirterek, asıl sorunun personel eksikliği değil, enerji sektöründeki 7/24 işlem talebinin CME tarafından doğru analiz edilememesi olduğunu ifade etti.
İnternet sitemizde yapılan bu paylaşımlar, yalnızca bilgilendirme amaçlı olup herhangi bir şekilde yatırımcılara telkinde bulunma, yatırımcıları yönlendirme yahut yatırımcılara kar/zarar vaadi verme şeklinde yorumlanamaz.
